28 Haziran 2013 Cuma

OSMAN NİZAMİ PAŞANIN KEHANETİ

Mustafa Kemal 1902 tarihinde Kuzguncuk'ta Ali Fuat Cebesoy'un babası İsmail Fazıl Paşa'nın Kuzguncuktaki köşkünde misafir ediliyor. O gece orada kalıyor, ertesi gün köşke gelen Osman Nizami Paşa ile tanıştırılıyor. O gün tanışıp görüşüyorlar. Sohbet etmeye başlıyorlar. Osman Nizami Paşa, 2. Abdülhamit'in baskı rejimini yumaşatacağına dair hiçbir belirti olmadığına işaret ettikten sonra şöyle diyor :

-İstibdat idaresi, bir gün elbette yıkılacaktır. Fakat yerine batılı manada bir idare gelip memleketi her bakımdan acaba kalkındıracak mıdır, ben buna inanmıyorum.

Mustafa Kemal kuşkuludur.. Nizami Paşa Abdülhamit'in adamlarından biri olabilir mi, kendisinin ağzını arayan bir hafiye midir? Mustafa Kemal , bu olasılıklara karşın düşüncelerini cesaretle söylemeye kararlıdır. Diyor ki :

- Paşa hazretleri! Garplı manadakİ idareler de zamanla gelişmişlerdir. Bugün uyur gibi görünen milletimizin çok kabiliyeti ve cevheri vardır. Fakat bir inkılap olduğunda bugün işbaşında olanlar yerlerini muhafaza etmeye kalkarlarsa o vakit buyurduğunuzu kabul etmek lazım gelir. Yeni nesiller içerisinde her hususta itimada layık insanlar çıkacaktır.

Osman Nizami Paşa susuyor, olumlu ya da olumsuz hiçbir cevap vermiyor. Ayn günün akşamı ayrılmak üzere veda eden Mustafa Kemal'e şunları söyler :

-Mustafa Kemal Efendi oğlum, sen bizler gibi yalnız Erkan-ı Harp zabiti olarak normal bir hayata atılmayacaksın. Keskin zekan ve yüksek kabiliyetin memleketin gelecei üzerinde etkili olacaktır. Bu sözlerimi bir iltifat olarak alma. Sen de büyük adamların daha gençliklerinde gösterdikleri müstesna kabiliyet ve zeka emareleri görmekteyim.

Osman Nizami Paşa yanılmamıştır. Çünkü Mustafa Kemal, geçnlik çağlarından beri geleceğin Atatürk'ünden belirtiler ve ışıltılar vermiştir.